Cloud

Atölyelerimiz

Img

Atölyelerimiz , Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan masal anlatıcılığı sanatını yaygınlaştırmayı hedefleyerek 3-6 yaş aralığında ki çocuklara yönelik masal anlatımları, etkinlikler ve aktiviteler içermektedir. Bu atölyeler aracılığıyla Masal dinleme, masal anlatıcılığı sanatını çocuklara aktarabilme, kitabı ve kitap okumayı sevdirme gibi toplumsal ve bireysel çok önemli hedeflere ulaşmaya çalışmaktadır.

“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” Orhan Pamuk’un ‘Yeni Hayat’ romanının giriş cümlesidir.

Neşe Buzol Anaokulu olarak kitapların hayatımız da ki önemini vurgulayan bu cümleden yola çıkarak masal dinleyen çocukların kitap okumaya karşı olumlu tavır geliştirdiklerini ve okumaya hazırlık olarak masal atölyelerine katılımlarının ne kadar gerekli olduğunu vurgulamaktayız.

Masal atölyelerimizde modern çocuk hikâyeleri ve peri masalları tiyatral performans olarak sunulmaktadır.Sunumlar masal anlatıcılığı eğitimi almış alanında uzman bir kişi tarafından hazırlanıp sunulmaktadır.

Okul öncesi grubu çocuklarına özel hazırlanmış “Eğlenirken öğrenme” ilkesine göre hazırlanan oyun destekli Robotik Kodlama eğitimi ile çocuklar, sevimli robotları tasarlayacak, inşa edecek ve hareketlendirecek. Kendi hayal ettikleri robot figürlerini tasarlarken, elektronik dünyasının dili “kodlama yapmayı” öğrenecekler. Değişik eğlenceli oyunlarla ve materyallerle yapılan çalışmalar sonucunda çocukların mühendislik algıları oluşacak ve gelişecektir. Çocukların zeka gelişimine destek olacak bu eğitim aynı zamanda onların yaratıcılıklarına ve akademik başarılarına da katkı sağlayacaktır.

 

Robotik Kodlama Eğitimin çocuklar için kazanımları:

  • Analitik düşünce becerilerini geliştirmesi,
  • Bilgisayar dünyası ve Teknoloji ile tanışma
  • Mühendislik konusunda algının oluşması ve geliştirilmesi,
  • Bilgi işlemsel düşünme becerisi kazanma,
  • Görsel ve uzamsal algılarının geliştirilmesi,
  • Çok boyutlu düşünme becerisinin geliştirilmesi,
  • Akıl yürütme becerisinin gelişmesi
  • Analiz yapma, sıralı düşünme becerisi kazanma
  • Olaylara farklı bakış açılarından bakmayı öğrenme

İngilizce Atölyesinde amacımız, yabancı dile farkındalık sağlamak, yabancı dile karşı olumlu tutum ve öğrenme isteği oluşturmak, zihin ve dil gelişimlerini desteklemektir.

Yapılan bilimsel araştırmalar, dil gelişimi için kritik dönem olan okul öncesi yıllarda yabancı dille tanışan çocukların, sonraki okul yıllarında ve yaşamlarında farklı yabancı dilleri çok daha kolay öğrenebildiklerini gösterir.

Hareket etmek hem kişinin bedenine hem de kişisel gelişimine oldukça yararlarıdır. Bilhassa çocukların erken yaşta yönlendirilmesi ileride kendine güvenli bireyler olarak gelişmesine yardımcı olacaktır. Topluluk önünde gösteri yapmak, müzik ritimlerini öğrenmek ve koreografi yeteneklerini geliştirmek hem okul, hem sosyal hem de ileride ki iş yaşamı için önemli bir temel oluşturmaktadır.

Bu tutkuyu erken yaşlarda öğrenmek için çocuğunuzu ilgi duyduğu bir türe yönlendirmek isabetli olacaktır. Tercihi hangisinden yana olursa olsun, erken yaşta müzikle tanışması ve bedenini en güzel şekilde yönlendirmesi çocuğunuzun yaşamını olumlu yönde etkileyecektir.

Çocuklar için faydaları:

  • Kas kemik yapısının kuvvetlenmesi,
  • Sinir-kas koordinasyonunun mükemmel seviyeye ulaşabilmesi,
  •  
  • Bedenlerini daha bilinçli bir şekilde kullanabilme ve esneklik kazanabilme,
  • Daha sosyal ve dışa dönük bireyler,
  • Hiperaktif çocuklarda daha sakin davranış durumu,
  • Duruş bozukluklarının düzeltilebilmesi,
  • Denge sorunu yaşayan çocuklarda olumlu yönde ilerleme,
  • İletişim kuramayan çocuklarda sosyalleşebilme,
  • Yaşıtları arasında daha aktif ve girişken olabilme,
  • Yaşıtlarına oranla her alanda daha fazla başarı gösterebilme,
  • Yaşıtlarına göre daha olgun ve sorumluluk sahibi olabilme.
  • Dans, Öğrenme ve Dikkat Becerilerini Geliştirir.

Başarının herkes için tek bir tanımı olabilir mi?

Birinci olmanın, sınıfta en iyi notu almanın şart olduğunu ya da komşumuzdan daha fazla para kazanmak, mahalledeki en güzel arabaya sahip olmak gerektiğini duya duya, hayatın bir yarış olduğuna ve önemli tek başarının, başkalarını geçmek olduğuna inanırız. Oysa, başkasnın gözünde başarı olan, bizim için başarı anlamına gelmeyebilir. Peki öyleyse başarının ölçütü nedir?..

 

İyi nedir? Kötü nedir? Bile bile kötü bir şey yapabilir miyiz?

İyi nedir? Kötü nedir? Kötü bir şeyi, kötü olduğunu bal gibi bilsek de yapabilir miyiz? Ya da biri için iyi olan, diğer herkes için iyi midir? Peki, kafede bulduğumuz bir parayı cebimize atmak mı iyidir; kafenin sahibine vermek mi, yoksa ortaya çıkıp, “Kim para kaybetti?” diye bağırmak mı?..

Adil miyiz, değil miyiz? Yaptığımız doğru mu, nereden bileceğiz?

İnsanın kendi doğum gününde pastadan herkesin yediğinden daha büyük bir parça alması adil midir? Ya da en iyi arkadaşına pastadan daha büyük bir dilim verince, diğerlerine haksızlık yapmış olur musun? Belki de, büyükler iri dilimler, küçükler minik dilimler almalı! Off, bölüşmek gerçekten çok karmaşık! Yaptığımız doğru mu, yanlış mı, nereden bileceğiz?..

Doğru” iyidir, “yalan” kötüdür. Bu, bu kadar basit mi?

Birileri bize sürekli olarak, Doğru söylemelisin, ya da Yalan söylemek çok kötüdür, der. Yalan söylediğimizde cezalandırılırız. Oysa, her şey bu kadar basit midir? Yalancıktan olduğunu bile bile bir filmi seyrederken ağlayabiliriz. Bazen de, çok sevdiğimiz birini üzmemek için yalan söyleyebiliriz. Gerçek ve yalan arasında seçim yapmak her zaman kolay değildir. Yalan söylemeyip gerçeği açıklamakla, en iyi arkadaşımızı üzmemek arasında kalırsak, ne olacak?..

Başarının herkes için tek bir tanımı olabilir mi?

Birinci olmanın, sınıfta en iyi notu almanın şart olduğunu ya da komşumuzdan daha fazla para kazanmak, mahalledeki en güzel arabaya sahip olmak gerektiğini duya duya, hayatın bir yarış olduğuna ve önemli tek başarının, başkalarını geçmek olduğuna inanırız. Oysa, başkasnın gözünde başarı olan, bizim için başarı anlamına gelmeyebilir. Peki öyleyse başarının ölçütü nedir?..

Düşünce Eğitimi Atölyemizde bunlar gibi bir dolu soruya kendi cevaplarımızı bulurken hem eğleniyoruz hem de sorgulayabilme becerimizi geliştiriyoruz.

  • Çocukların ruhsal ihtiyaçlarını karşılamak, boşanma, güven, sevgi, sevilme, sevme, öğrenme, bir gruba ait olma, oyun, değişiklik ve estetiklik gibi ruhsal ihtiyaçlar
  • Çocukların değişik yaşlarda ilgi duydukları konuları göz önüne almak
  • Çocukların alıcı ve ifade edici dil gelişimlerine katkıda bulunmak
  • Çocuğun algı gelişimini desteklemek (görsel, işitsel, dokunsal algı )
  • Sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemek
  • Çocuğun zihinsel gelişimini katkıda bulunurken kavram gelişimini desteklemek
  • Çocuğa ilk kitap sevgisini aşılamak
  • Çocuğa ilk edebi ve estetik değerleri vermek
  • Çocukların gelişmekte olan iç ve dış dünyalarına katkıda bulunmak
  • Çocukları yaşam gerçeklerine hazırlamak
  • Çocukların yaratıcı güçlerini,harekete geçirmek
  • Dinleme yeteneğini geliştirmek
  • Eleştiri yeteneğini geliştirmek
  • Kitabın eğlence ve bilgi kaynağı olduğunu öğretebilmek
  • İyi çocuk kitabı kavramını verilen uygun örneklerle kazandırmak
  • Çocuk kitaplarının türlerini tanıtmak
  • Çocuklara uygun fiziksel özelliklerde kitaplar sunmak
  • Hikâye ve masalları, kitap, renkli resimler, kukla, gölge oyunu, pandomim, çubuk figürler sembolleri gibi yöntemlerle anlatabilmek
  • Çocuklara uygulanan eğitim programlarını destekleyici özelliklere sahip kitaplar verebilmek

Çocuk Edebiyatının Çocuğa Kazandırdıkları:

  • Basit eğlence için,
  • Mevcut durumlardan kaçmak için,
  • Hayal gücünü harekete geçirmek için,
  • Kendilerini anlamalarını sağlamak için,
  • Diğerlerini anlamalarını sağlamak için,
  • Dilinin doğasını anlamalarını sağlamak için,
  • Diğer zamanları ve yerleri öğrenmek,
  • Bilgiyi araştırmak için çocuk edebiyatı atölyemiz bulunmaktadır.

Ritim atölyesinde amacımız, müzik ile yaşamı arasındaki bağlarını güçlendirmek, müzik aletlerini kullanarak dikkat gelişimlerini de desteklemektir.

ÇOCUĞUN GELİŞİMİNDE MÜZİĞİN ROLÜ;

Çocuğa öğretilecek müzik, sadece sesini veya zihin kabiliyetini kullanacağı bir uğraş değil, aynı zamanda çocuk dünyasının gizli kalmış hazinelerini keşfetmeye dönük atılmış adımlar olacaktır. Çocuğun hangi müziğe ilgi duyduğu, hangi derecede duyduğu, bu müziğin onun dünyasına olan etkisi vb. konularda yapılan araştırmalar, çocuğun kapalı dünyasından dışa ulaşmış sinyaller demektir.

Çocuk müziğe yatkın olarak yaratılmıştır. Müzik, kendiliğinden ses çıkarmaya hevesli olan çocuğun doğasında vardır. Ancak çocukların bu yetenekleri gizli kalmaktadır. Temel sorun, bu yeteneklerin ortaya çıkarılması ve değerli hale getirilmesidir. Bunu yapabilmek için, 6 yaşından önce duyusal ve ritmik sezgileri uyandırmak gerekmektedir. Çünkü birçok uzmana göre bu dönem, çocukların duyularının ve izlenimlerinin en yoğun olduğu dönemdir. Müzik çocuğa aktif biçimde dinlemeyi ve duymayı öğretir. Okul öncesi dönem, müzik eğitiminin ilk basamağıdır. Ancak bu aşamadaki müzik eğitimi planlanırken, çocukların gelişim düzeyleri, müziğe karşı ilgileri, -varsa- ilgilerinin hangi yönde olduğu tespit edilerek, bir motivasyona ihtiyaçlarının olup olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Müzik eğitimi, çocuğun diğer ilgi alanlarını destekleyici nitelikte olmasına dikkat edilmelidir. Her çocuk ayrı etkileşimler içerisinde bulunabilir. Birine uygulanacak olan bir çalışmanın sonuçları, diğerinde aynı olmak durumunda değildir.

Bu dönemde, müziğin çocuk gelişimine olan etkisi, bir fiziksel büyüme, bir de ruhen olgunlaşma anlamındadır. Müziğin fiziksel gelişime olan etkisini testlerde bulmak mümkündür. Hayvan ve bitkilerdeki etkisi düşünüldüğünde -ki develerin daha hızlı yürümeleri ve bitkilerin daha çabuk yetişmeleri için kullanılan müzikler gibi- insanı da fiziksel olarak etkileyen müzik alanları bulunmaktadır. Nitekim savaş müziği olarak bilinen Mehter marşları insanları daha canlı ve hareketli, dinamik, daha güçlü hissetmelerine birer etkendir. W. Howard’ın dediği gibi, müziksel bir etkinlik davranışlarımız üzerinde ani etki(ler) yapmaktadır. Amaca uygun eğitim verildiğinde müzik, zihinsel, duygusal, psikolojik gelişimler ile sanatsal yeteneğin gelişmesi ve beğeniler çocuğun başlıca gelişim alanları olarak görülmektedir.

Müziğin çocuğa olan bir diğer etkisi ise, onun manevi boyutuyla ilgilidir. Bu bakımdan müzik, çocuğun hayal gücüne seslenerek onu besler ve icat edici özelliklere elverişli bir zemin hazırlar. Yine müzik sevinç kaynağı oluşturur. Bu sevinç kaynağı, çocuğun varlığını bütünleyerek sürekli yaşar duruma getirir. Dalcroje’nin dediği gibi, gerekli olan çocuğun müziği hissetmeyi, benimsemeyi, müzikle ruhunu ve bedenini birleştirmeyi, yalnızca kulaklarıyla değil, tüm varlığıyla dinlemeyi öğrenmesidir. Müzik, ruhî disiplini de türüne göre sağlamaktadır. Duygu eğitimi, his kontrolü de yine müziğin notalarına bağlıdır. Sağlıklı bir hayat içinde bulunan çocuklarda haliyle müziğin etkisi çok daha verimli ve etkili olacaktır. Ruhen sağlıklı olan bir çocuğun, müzikle olan ilişkisi daha sağlıklı olacak ve verimli eserler verebilecektir.

Bahsedildiği gibi, hayatı doğru ve güzel algılamada bile, müziğin direkt etkisini görmek mümkündür. Müziğin ruhen etkisi üzerinde durulurken, ruhen etkileşim beraberinde çocuğun sosyalleşme, doğru davranışlar kazanma, kendinde varolan kabiliyetleri keşfedip kullanma gibi kazanımları da bulunmaktadır. Okul öncesinde uygulanan müzik etkinlikleri, çocuklara beraberlik ve bir gruba ait olma duygusu verir. Bilinçli bir müzik eğitimi ile çocuğun grup içinde güven duygusu gelişerek kendine güvenmeyi öğrenir. Çocuk kendi arkadaş çevresinde kabiliyetlerin nasıl kullanıldığını da öğrenmiş olur.

Eğitimde yaratıcı drama; her hangi bir konuda, doğaçlama, rol oynama gibi tekniklerden yararlanarak, bir grupla ve grup üyelerinin birikimlerinden, yaşantılarından yola çıkarak canlandırmalar yapmaktır. Herhangi bir olay, olgu, soyut-somut bir durum, bir gazete haberi, bir karikatür, yazının (edebiyatın) tüm türleri, yarım bırakılmış herhangi edebi bir metin, bir yaşantı, anı, fotoğraf, bir ders konusu, yaratıcı dramada işlenecek konuyu rahatlıkla oluşturabilir.

Yaratıcı dramanın genel amaçları:

  • Yaratıcılık ve estetik gelişimi sağlama
  • Eleştirel düşünme yeteneği geliştirme
  • Sosyal gelişim ve birlikte çalışma becerisi geliştirme
  • İletişim becerileri geliştirme
  • Moral değerleri geliştirme
  • Kendini tanıma
  • Problem çözme becerilerini geliştirme
  • Dil becerilerini geliştirme
  • Sanat anlayışı ve ruhunu kazandırmak
  • Hayal gücünü geliştirme
  • Dinleme becerilerini geliştirme
  • Olayları değerlendirme yeteneği kazandırm
  • İnsanların diğer insanlar, durumlar ve doğal olaylar hakkındaki gözlemlerini geliştirmek
  • Bireylerde, grup planlaması, grupla karar verme, yeni çözümler üretme yeteneği geliştirme
  • Empati becerisi geliştirme olarak özetlenebilir.

Yaratıcı Dramanın Kullanıldığı Alanlar
Okul öncesi yaşlardan başlayarak herkesin katılabildiği yaratıcı drama, yöntem ve araç olarak pek çok alanda kullanılabilmektedir. Bu alanlar arasında, eğitim bilimleri, psikolojik danışma ve rehberlik, sosyal hizmetler, sokak çocukları, işitme-görme-zihinsel-konuşma-otistik engelli çocukların eğitimlerinde, kültürler arası çalışmalarda kullanılmaktadır.

Yaratıcı Drama ne değildir?

  • YD oyun oynama değildir.
  • YD tiyatro değildir.
  • YD dramatizasyon değildir.

Çabuk ve kalıcı öğrenmede geleceğin eğitim metodu olarak gösterilen “zeka oyunları” çocuklara; çabuk karar verme, sonraki aşamaları düşünme ve öngörme, olasılıkları hesaplama, mantığını etkili ve yetkin bir şekilde kullanma yeteneği kazandırır.

Zeka Oyunları, çocukların eğlenirken zekasını geliştirmelerini, zihinlerini açmalarını ve yeni bir şeyler öğrenmelerini sağlar. Çocuklar bu oyunlarla var olan zihinsel ve bilişsel yeteneklerini geliştirebildikleri gibi, yeni yeteneklerde de kazanırlar. İleri dünya ülkelerinde bir öğreti metodu olarak okullarda her seviyede öğretilmeye yıllar evvel başlanmıştır.

Akıl Oyunları ile Kazanılan Beceriler

  • Akıl yürütme
  • Problem çözme
  • İletişim
  • Konuşulan dili doğru, etkili ve güzel kullanma
  • Eleştirel düşünme
  • Yaratıcı düşünme
  • Araştırma
  • Karar verme
  • Bilgi teknolojilerini kullanma
  • Girişimcilik

Akıl Yürütme Becerisi

Zeka oyunlarında başarı hızlı ve doğru bir şekilde akıl yürütmeye dayanmaktadır. Zeka oyunlarını bu kadar eğlenceli kılan da sürekli değişen türleri ve zorluk seviyeleri olmasıdır. Akıl yürütme, sistemli problem çözme becerisi ile birlikte öğrencilerin ömür boyu kullanacakları en önemli zihinsel becerileri olacaktır.

Akıl yürütme becerisinin kazanılabilmesi için öğrencilerde aşağıdaki becerilerin geliştirilmesi yapılır:

–        Mantığa dayalı fikirler üretme

–        Kendi düşüncelerini düzgün ifade etme

–        Bir problemi analiz ederken tecrübelerini kullanma

Problem Çözme Becerisi

Zeka oyunları dersinin ve etkinliklerinin temeli problem çözmedir. Problemi sadece sayılar ve şekillerle değil gerçek hayat materyalleri ile kurgulayarak öğrencilerin problemleri gerçek dünya sorunlarıyla öznelleştirmeleri sağlanmaktadır.

Öğrencilerin uzun vadede problem çözmede başarılı olmalarını sağlamak için problem çözmenin temel aşamaları kavratılmaktadır. Bu aşamalar:

Motivasyon – İstek:

Her konuda olduğu gibi istek olmazsa problemin çözümünde başarıya ulaşılması mümkün olmayacaktır. Bu nedenle istek yaratılır

Problemi anlamak, kavramak:

Problemi oluşturan koşulları ve kuralları kavramak, çoğu zaman çözümü ve çözüm yöntemini ortaya çıkartacaktır. Bu yüzden bu aşamaya yeteri kadar zaman ayrılmaktadır.

Çözüm yönteminin seçilmesi, belirlenmesi:

Problemleri çözmek için birçok farklı çözüm yöntemi mevcuttur. Deneme-yanılma, tüme varma, tümden gelme, varsayım kullanma, problemi dönüştürme, problemi parçalama gibi  çözme yöntemlerinden en uygun olan biri veya bazıları seçilir.

Yöntemin uygulanması:

Yöntemin uygulanması süreci bazen çok kısa bazen ise çok kademeli olabilir. Bireysel veya takım çalışmasında bu aşamada sistemli bir çalışma yapılmaktadır.

Kontrol

Çözümün tüm kuralları ve şartları sağladığı kontrol edilir.

Genelleme

Uygulanan yöntemin geçmişte karşılaşılmış veya gelecekte karşılaşılacak hangi problemlerde kolaylık sağlayabileceği sorgulanır.

 

İletişim Becerisi

Günümüzde her birey bir takımın parçası olarak hayatını sürdürmek zorundadır. Bu yüzden eğitim sürecinde takım üyesi olmanın gerekleri öğretilmektedir.  Zeka oyunları güçlü bir iletişim aracıdır ve profesyonel şirketlerin eğitimlerinde bile takım çalışmasını öğretmek amacıyla kullanılmaktadır.

Ayrıca zeka oyunları entelektüel bilgi ve birikimin evrensel bir göstergesi olarak görülür. Bu sayede dünyanın her yerinde iletişim kurmaya yarayacaktır.

İletişim becerilerini geliştirebilmek amacıyla;

–                    Dünyada yaygın ve sevilen zekâ oyunlarının öğretilmesi

–                    Takım çalışmasının temel kuralları,

–                    Takımda görev dağılımlarının yeteneklere göre paylaşılmasının önemi

kavratılmaktadır.

Duyuşsal Özellikler Becerisi

Zeka oyunları programı öğrencilerin olumlu duygusal gelişimini sağlamak için dikkatle işlenmektedir. Zeka oyunlarındaki başarı veya başarısızlığın çok veya az zeki olmanın bir göstergesi olmadığı vurgulanır. Duyuşsal becerilerin gelişiminde hedefleriz:

  • Hobi olarak zeka oyunlarını sevmeleri
  • Zekanın ve zihinsel gelişimin faydalarını kavrama
  • Sabırlı ve sorumlu olma,
  • Problemleri çözebileceğine inanma, çözme isteği, motivasyonu kazanma
  • Zeka oyunları kültürünü sosyal becerileri için kullanmayı öğrenme
  • Empati geliştirme
  • Akıl yürütmenin önemini kavrama

Öz Güven Becerisi

Programlarımızda katılımcıların öz güven ile ilgili özelliklerinin gelişimine önem verilmektedir. Öz güvenin gelişmesi için aşağıdakiler hedefler gözetilir:

  • Zeka oyunlarını sevmek, sevdirmek
  • Zihinsel gelişimi hayat hedeflerini belirlerken kullanma
  • Zeka oyunları dersinde bireysel veya takım çalışmalarında istekli olma
  • Zeka oyunları dersi araçlarını özenli kullanma

Bu etkinlik atölyemiz de çocuklarımızın görsel olgunluğa ulaşmasına, farklılıkların ve benzerliklerine ayrımına varmasına, renkleri, biçimleri ve dokuları tanımasına yardımcı olacak çalışmalar sunmaktayız.

Görsel belleklerini geliştirici, yaptıklarıyla gerçek yaşam arasında bağlantı kurmayı öğrenirler bunun yanı sıra alet kullanmayı, malzemeleri hangi amaçla kullanmaları gerektiğini öğrenirler.

Karşılaştırma yapmayı, seçmeyi karar vermeyi amaçlayan etkinlikleri yaparlar. Çocuklarımızın sosyal ve duygusal alanda ilerlemesini sağlar, hayal güçlerini kullanmayı öğrenirler. Kendi yapabilirliklerini tanımaya başlarlar.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar meraklı, araştırıcı, hayal güçleri kuvvetli ve sorgulayıcıdırlar. Çocuklarımızın bu yöndeki gelişimlerini desteklemek amacıyla okulumuzda oynayarak öğrenecekleri eğitim ortamları hazırlanmaktadır.

Okulumuzda çocuklarımızın matematik ve bilim gelişimini destekleyici planlamalar yapılmaktadır.Bu planlamalarda öncelikle somut nesnelere, daha sonra resimli son olarak sembolik materyaller içeren etkinliklere yer verilmektedir.Çocuklarımıza bu etkinliklerde keşfederek, araştırarak, açıklayarak, problem çözerek ve yapısalcı öğretim yöntemleri ile matematik ve bilim eğitimini zevkli ve etkili kılmaktayız.

Matematik eğitimi çalışmalarımızda birebir eşleme, karşılaştırma, sıralama, sayı kavramı, geometrik şekiller vb. çalışmalarımızı çocuklarımızın gelişim özelliklerini dikkate alarak yapmaktayız. Okul öncesi dönemde çocuklar sorular sorarak çevrelerini keşfetmeye, olaylar arasında ilişki kurmaya çalışırlar. Çocukların bu öğrenme isteğinin kaybolup gitmesine engel olmak için okulumuzda bilim eğitimi çalışmalarımızda çocuklarımıza nesnelerin boyut, renk, şekil gibi özellikleri bitki ve hayvanlar gibi diğer canlıların özellikleri, dünyamız ve uzayda oluşan olaylar ve özellikleri çocukların gelişim özelliklerine göre uygulanmaktadır.


Amacımız çocuğun zihinsel becerilerinin gelişimine yardımcı olmak, düşüncelerini rahatça ifade edebilme ve paylaşabilme alışkanlığı kazandırmak, çocuğa dinleme becerisi kazandırmak.Unutmayın ağaç yaşken eğilir!İleride araştıran, sorgulayan insanlardan oluşan bir toplum yaratmak istiyorsak bugünün çocuklarına bunları nasıl gerçekleştireceklerini öğretmeliyiz.

Değerler, davranışlarımıza yön veren standartlarımızdır. Hayatımızın her yerinde her zaman zihnimizdeki çeşitli değerlerle harekete geçeriz. Bu nedenle değerler tutum ve davranışlarımızla yakından ilişkilidir, onlara yön verir. Sevgi, saygı, mutluluk, doğru davranış, insanlık onuru, dürüstlük, şiddetten kaçınma, hoşgörü vb. gibi temel insani değerler insanın en iyi tarafını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.

Bizim amacımız, çocuklarımıza temel insani değer ve erdemlerin kazandırılması, değerlere karşı duyarlılık oluşturulması ve onları davranışa dönüştürmesi, sorumluluk duygularının geliştirip akademik bilgi ve gerçek hayatta rehberlik edecek ahlaki değerlere donatılmış bireyler yetiştirmektedir. Kısacası, değerler sosyal yaşamımızı düzenler ve kolaylaştırır.

Çocukların yaşlarına göre gelişimine uygun olarak hazırlanan aktivite programlarımız bulunmaktadır. Atölyemizin amacı çocukların becerilerini, geliştirmek eğlenmelerini sağlarken öğrenmeyi içselleştirmek oyun; çocuğun yetişkin hayata hazırlayan en etkin yoldur. Çocuğun en önemli eğitim araçları oyuncaklarıdır.

Oyun ile insan ilişkileri yardımlaşma, konuşma, bilgi edinme deneyim kazanma, psiko-motor gelişimi, duygusal ve sosyal gelişimi etkilediği gibi, zihin ve dil gelişimi de etkiliyor. Örneğin; oyun içinde arkadaşlarına karşı adil olmayı ve sıra beklemeyi öğrenirler. Bu etkinlik içinde olmaktan, keyif aldıkları için de herhangi bir olumsuzlukla karşılaştıkların da hayal kırıklığına uğrayıp pes etmezler. Çocuk aktif olarak oyun sürecine dahil olur ve çoğu zaman oyunda kurduğu dünya da duygularını, meraklarını, ihtiyaçlarını ve korkularını kısaca yetişkinler gibi anlamdırıp ifade edemediği iç dünyasını ifade ederler.

Dilin gelişiminde en etkin çağ olan okul öncesi dönemidir. Bu dönemde dilin gelişimine katkı sağlayan etkinlikler yapılmalıdır.

Bu atölyemizin amacı dil gelişimini ilerletmek farklı yöntemlerle dilimizi daha da zenginleştirmektedir.

Çocuklarımıza drama oyun tiyatro şiir tekerleme parmak oyunları, hikâye anlatma tekrarlama yorumlama gibi çalışmalarla dilimizi düzgün kullanmayı öğretebilir ayrıca bu etkinliklerimizi yaparken çocuğun zevk almasını sağlayabiliriz.

Yoga ve farkındalığın anaokul çağındaki çocuklarda hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı iyileştirdiği gösterilmiştir. Yoga, çocuklarda denge, güç, dayanıklılık ve aerobik kapasiteyi geliştirir. Yoga ve farkındalık, çocuklar için de psikolojik faydalar sağlar. Büyüyen bir araştırma grubu, yoganın odaklanmayı, hafızayı, benlik saygısını, akademik performansı ve sınıf davranışını geliştirebileceğini ve hatta çocuklarda kaygı ve stresi azaltabileceğini göstermiştir.

Okulumuzda çocukların yaşlarına uygun yoga atölyeleri yapılmaktadır.